Gaziantep'te lüks kamp

Gaziantep’te düzenlenen ‘Kriz Yönetimi: İnsani Çözümler’ konulu 8. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Türkiye’yi yurtdışında temsil eden büyükelçiler ve gazeteciler Nizip’teki sığınmacı kampını da ziyaret ettiler. Program çerçevesinde Gaziantep’e ‘gazeteci gözüyle’ bakma fırsatı yakaladık. İşte izlenimlerimiz...

- Bu haber 13 kez okundu.

Gaziantep'te lüks kamp
 Gaziantep, Suriye’de yaşananlardan en fazla etkilenen kentlerin başında geliyor. Bir zamanlar Güneydoğu’nun parlayan yıldızı; sanayi ve ticaret kenti olan Gaziantep bugün Suriye kaynaklı sorunlarla adeta tarumar olmuş durumda. Suriyeli sığınmacılar nedeniyle kentin toplumsal dokusu önemli ölçüde değişmiş. Ekonomisi ciddi anlamda sıkıntıya girmiş. Çarşısı pazarı eskisi gibi canlı değil. IŞİD tehdidi de hepsinin üzerine adeta tuz biber ekmiş. Koskoca kent, deyim yerindeyse diken üstünde. 
Suriyeli sığınmacılar artık “misafir” olmaktan çıkmış. Üstelik, yaşam koşulları -devletin sağladığı destek de dikkate alındığında- ortalama bir Türk ailesinin üstünde. Konteynır kentte kalan 4 kişilik bir Suriyeli ailede sadece 1 kişi günübirlik işlerde çalışsa bile, hanelerine ayda 460 dolar giriyor. Bu, OECD’nin Türkiye ortalaması için öngördüğü rakamın nereyse yedi katı.

ÇOK KONUŞTU AMA...
8. Büyükelçiler Konferansı’nın basına açık bölümünde en fazla konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu oldu. Çavuşoğlu, konferans boyunca büyükelçiler ile kapalı kapılar ardında yapılan kritik toplantılara ilişkin değerlendirme yapmak, bu çerçevede Türkiye’nin gelecek döneme ilişkin yaklaşımları, bundan sonraki -eğer belirlendiyse - yol haritası konusunda bilgi vermek yerine, Tayyip Erdoğan’dan veya Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan sürekli işitmek zorunda kaldığımız klasik AKP propagandasını yapmayı tercih etti. Konferans, Dışişleri Bakanlığı’nın, iki aydan beri zaten faaliyette olan Gaziantep Temsilciliği’nin resmi açılışı için de fırsat oldu. Bakanlığın, doğru bir tercihte bulunup daha önce Halep Başkonsolosluğu yapmış olan deneyimli diplomat Adnan Keçeci’yi Gaziantep’te görevlendirmesi dikkatlerden kaçmadı. 

KENTİN TURİSTİK YÜZÜ
Büyükelçiler, program çerçevesinde daha çok Gaziantep’in turistik yüzünü gördü. Hatta, Zeugma Müzesi’nde büyükelçiler için Dilek Hanif imzalı bir defile bile düzenlendi. 
Nizip’te ziyaret programına alınan sığınmacı kampının, tertemiz olmasına özen gösterildi. Aynı kampın, birkaç yüz metre ötesinde bulunan ve diğerine göre oldukça sıkıntılı durumda olduğu bilinen çadır kente ise gidilmedi. 
Belli ki, konteynır kent, böyle bir ziyaret için önceden özenle hazırlanmıştı! Çocuktan al haberi derler ya, bilgisayar odasına, basının fotoğraf çekmesi için konu mankeni olarak oturtulan Suriyeli çocuklar, bilgisayarın yeni açıldığını, başka zamanda bu odalara girmelerinin yasak olduğunu, “bakan” içerideyken, yaramazlık yapmamaları için sıkı sıkı tembir edildikleriniı söylediler. Aynı şekilde, yine “bakan” geldiği için, çamaşır ve biçki dikiş kursu odalarının hazırlanarak, basının dikkatine sunulması hayli espri konusu oldu. 
Sığınmacı kampındaki Suriyeliler ile Ankara’dan gelen ziyaretçilerin arasına “kara çalı” gibi giren özel güvenlikçiler, gerek büyükelçilerin gerekse basın mensuplarının kamp sakinleri ile temasını en alt düzeyde tutmak için büyük çaba harcadı. Yetkililer, neden böyle bir önlem alma gereği duydular bilinmez ama Dışişleri Bakanlığı bürokratları ricamızı kırmayıp kamp içinde kısa bir tur atmamıza izin verdi. Bu kısa tur, Suriyeli sığınmacıların aslında Ankara’nın Altındağ, Şentepe ya da Mamak semtlerinde gecekonduda yaşayanlardan daha iyi koşullarda yaşadıklarını gösterdi. Bu AKP için bir gurur kaynağı olsa da, bugüne kadar harcanan 9 milyar dolar ile Türkiye’de başka neler yapılabileceğini düşünmeden edemedik!
Hemen her konteynırın üstünde Suriye’ye çevrilmiş uydu antenlerinin varlığı, Suriyeli misafirlerimizin çok da maddi sıkıntı çekmediklerini ortaya koyuyor. Kampta, kısa süre Halepli bir ailenin evine konuk olduk. Beş çocuğundan ikisini Suriye’deki iç savaşta yitiren aile, konteynır kente geldikten sonra da bir çocuk sahibi olmuş. Evin en küçüğü Ferah Türkiye doğumlu, Türkiye vatandaşı... Her aile, kişi başına 85 TL yardım alırken, kampın erkekleri Nizip ve Gaziantep’te günübirlik işlerde çalışıyor. Yevmiye 40-50 TL civarında. Bu da dört kişilik bir ailenin aylık gelirini asgari ücretin üstüne taşıyor. Kira, elektrik, su, eğitim, hastane masrafı gibi zorunlu giderlerin devlet tarafından karşılandığı dikkate alındığında, kamptaki Suriyelilerin çoğu Türk aileden iyi yaşadıklarını söylemek yanlış olmaz. OECD verilerine göre Türkiye’de hane halkı serveti 67 dolar. Aileden birinin günlük işlerde çalışması durumunda, Suriyelilerin konteynırına giren servet ise ortalama Türk ailesinin yaklaşık yedi katı.
Anahtar Kelimeler:
GaziantepLüksKamp
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.